12 Kasım 2014 Çarşamba

FURY-War Never Ends Quietly

Yaklaşık iki hafta önce  David Ayer'in yönetmenliğini yaptığı Fury filmine gittik. Fury İkinci Dünya Savaşı'nda Amerikalıların Almanlara karşı savaştığı bir tankın ismi. Bu tankın komutanı olarak da Çavuş Wardaddy rolünde Brad Pitt'i izliyoruz. Savaş filmlerini pek sevmeyen biri olarak bu filmi savaş filmlerinden ayıran ufak ayrıntıların olduğunu düşünüyorum. Değinilen dramatik noktalar filmi salt savaş filmi olmaktan çıkarıyor, bu da benim filme daha pozitif bakmamı sağlıyor.

Film, asıl mesleği yazıcılık olan  Norman'ın (Logan Lerman) vicdanlı bir insandan acımasız bir askere dönüşme sürecini tüm yalınlığı ile ortaya koyuyor. Filmde savaşın soğuk yüzünü hissettiren sahnelere çokça yer verilmiş. İç acıtan ve kan donduran sahneleri masum bir çocuğun bakış açısıyla izliyoruz önce...Sahneler ilerledikçe kanımızı donduran sahneler alışıldık bir hal alıyor. Acımasızlaşıp olağan karşılıyoruz insanların ölmesini, mermi ve top seslerini...Hatta bundan keyif alır bir hale geliyoruz, söverek, gülerek yapıyoruz bu işi...


Film alıştığımız gibi Amerika'nın kahraman askerlerine de yer veriyor yine...Özellikle filmin son sahnesi bana göre oldukça abartılı olmuş. Bu kısma takılmazsanız izlemesi keyifli bir film olabilir. Filmin etkileyici sahneleri, oyunculuklar, sahnelerin gerçekçiliği bu filmi izlenmesi gereken filmler kategorisine almamızı sağlıyor bence...

Bu uzun ve soğuk savaş günlerinde kısacık bir aşka da yer veriyor film. Aynı dili konuşmayan iki kişinin müzikle birbirlerinin ruhuna dokunabilmesi. Hala bir umudun olması belki de...

Film 2 saat 14 dakika sürüyor. Savaş filmi olduğu için tahmin edileceği üzere durağan sahnelere çok yer verilmemiş. Sürükleyici ve aksiyon dolu bir film. İzlemeyi düşünenler için iyi seyirler...


Not:Bu post yazılırken The Pianist filminin soundtrackleri fon müziği olarak kullanılmıştır.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder