22 Şubat 2013 Cuma

Philosophia-Bilgeliğe Duyulan Aşk


Felsefe semineri umduğumdan daha başarılı geçti diyebilirim. Öncelikle bunun bir tanıtım semineri olduğunu ve temel düzeyde felsefe öğrenmek isteyenler için bir başlangıç olduğunu anlatıldı. 5 ay sürecek ve haftada bir gün 2 saat şeklinde ayarlanmış. Bu süreçte felsefeyi sadece öğretmek değil hayatın bir parçası haline getirmek bu topluluğun temel vizyonu olmuş. Buna paralel olarak çeşitli gönüllülük projeleri ve doğa sporlarıyla üyelerine felsefenin aktif kısmını da sunmuş oluyorlar. Tabi bunun yanında hint felsefesi, doğu felsefesi, batı felsefesi, insan psikolojisi, bilinç-hafıza, dikkat- konsantrasyon gibi felsefenin temelini oluşturan seminerler veriliyor. Sanırım katılmayı düşünüyorum ama henüz bir karar vermiş değilim.
 
Gelelim seminerin nasıl geçtiğine...Sohbet tadında karşılıklı konuşma şeklinde başladı. Sıkıcı geçeceğini düşündüğüm sırada, ilgimi çeken konulara geçti anlatıcı birbiri ardına. Hayattaki amaçlardan, korkulardan, hedeflerden ve bunların nedenlerinden bahsettik. Çağımızın en büyük problemlerden olan yozlaşmayı sanat, politika, din ve müzik açısından farklı temalarda inceledik ve yaptığımız çıkarımlar bende 'vay be' dedirtti. Bağımlılıklardan ve bağımlılığın bize unutturduğu olgulardan (gözlem, okumak, araştırmak gibi) konuştuk. İnsanın içe yolculuğu, varoluş nedeni, hayatta sahip olduğu roller üzerinde durduk. 'Kendini keşfetmek' ve 'kendini gerçekleştirmek' gibi olgulardan, son olarak da philo(aşk) ve sophia(bilgelik) kelimelerinin birleşmesiyle oluşan bilgeliğe duyulan aşk kavramından bahsettik.

Sanırım fazlasıyla uzun ve felsefeyle ilgilenmeyenler için sıkıcı bir yazı oldu. Yine de bıkmadan okuyanlar için seminerde geçen bu sevimli karikatürü paylaşmak istedim.

Nasıl gördüğümüz ...



Hiç yorum yok:

Yorum Gönder