21 Şubat 2013 Perşembe

Tutkunun adı: Dorotea


Yeni bitirdiğim ve okurken epey keyif aldığım kitaplardan biri oldu 'Dorotea'nın Şarkısı'. Oldukça ilginç bir konusu var. Başkahramanı Aurelia orta yaşlarında, Madrid Üniversitesi'nde öğretim görevlisi bir kadındır. Evi çekip çevirmesi için Adelita adında bir kadınla tanıştırılır. Adelita'nın kadının hayatına girmesiyle oldukça tuhaf olaylar yaşanmaya başlanır. İşini çok iyi yapan ve ilk zamanlar çok kuşku uyandırmayan bu kadının çok farklı bir yönüyle karşılaşır evin sahibesi. Günler geçtikçe kadının kişiliği ve yaşamı Aurelia için daha karışık hale gelir. Hayattaki amacını sorgularken heyecansız ve tekdüze günler geçirmektedir. Yaşadığı ilişkinin bile belli sınırlar içerisinde ve monoton olduğunu fark eder. Birini arzulamak, birine tutkuyla bağlanmak gibi duyguları o yaşına kadar hiç yaşamadığını anlar ve giderek daha çok içine kapanır. Dorotea'nın kim olduğuysa kitapta gizli...

Kitabı okurken elimden düşüremedim diyemem ama bu iki farklı karakterdeki kadının arasında yaşanacak olayları merak ederek okudum. Yazarın dili ağır değil, gayet anlaşılır ve yalın cümleler kullanmış. Sadece şunu söyleyebilirim ki bazı noktaların üzerinde fazlasıyla durulmuş. Ayrıca kitabın isminde 'şarkı' sözcüğü geçtiği için romanı okurken hep bir beklenti içinde olma durumu var. Sanki biraz havada kalmış ya da bağlantı iyi kurulamamış gibi. Bunların dışında önerebileceğim bir kitap efenim, okuyunuz.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder